DAMLA 91
İçimden tüm içlere ,bir iç gitse , içimdeki sevgiyle içlenen, içli içlerin sahibi .insan...ahh dese sevdim mi sanırsın....
Sevgiyle içlenmek,sevgisiyle sevenlerini içletmek,sevgiye imza gibi gözükebilir... o sevgi kalplerde belki kabul görebilir ...ama her kalp yanılabilir...
Sevgiyle içlenmek değil sevgiyle yönelmek..belkide sevgiyle kıyam etmek..belkide ruku etmek belkide secde etmek.. kıblen doğru ise o sevgi hakka yöneldiyse o zaman para eder...
İnsanlar ahlar çekerek Ya Hak dese ne yazar …Allah sevgindeki mühre bakar… yönelişine bakar .. bağırmalarına ve bağırttıkalrına bakmaz.. herkesi kandırabilirsin ama Allahı asla … asla kandıramazsın…
DAMLA 92
Sevgine her şeyi feda ettiğim… derdimde bile bana hep rahmet edensin, ağladığımda göz yaşlarımı rahmetiyle silenim…
Düştüğümde ayağa kaldıranım… sonsuz vefalı sevdiğim, tek utandığım tek hasretim, tek derdim, tek vuslatım, tek özür dilemek istediğim,
Yüreğimden aldığını ahirette isterim, Rahmet etmek için aldın biliyorum ama ben sana yürek vermeyi senin lutfunla sevenim,
Sevgimi al katına ek rahmet tarlasına ,aldığını süsle onla bana ahirette geri ver Allahım
DAMLA 93
Kul Rabbinden geleni ne bilir .... kimi sevinciyle beğenir kiminde ise hüznüyle dertlenir... Rabbinden gelen ise sadece hayırdır .... alması da vermeside sadece hayır.... kul verilene göre durum alır ... oysa verilen hep ama hep aynıdır....
Rabbin sana senin canından bir can alır bazen senin canından bir can verir ... verenede hamdolsun alanada hamdolsun ...
Sevgimizin kıblesi sadece sensin Allahım .içimizin derinliklerinde bir matem olsada.... sevgimizde bazen bir düşme bazen bir çıkma olsada.... adamlığımızda bazen bir sürçme olsada ... ne vediysen hayır üzerine sen verdin Allahım..
Şerrin bizi düşürmesine izin verme.... sen şerri yaratansın Çünkü sen tek yaratıcısın.. ama isteyen biziz... sen şerde bile kuluna sabredensin ...şerde inat eden biziz... düştüğünde el uzatansın kalkmamakta inat eden biziz ..düşmekle isyan ederiz.... verdiğinde şımarırız...
Senin kadrin ve kıymetin her şeyden öte Allahım herşeyden öte....Sen Allahsızn muhteşemsin ... zavallı zerrelr bizleriz...affet Allahım affet.... adamlık kim biz kim...Affet Allahım ol emrinin sayısınca tevbe eder özür dileriz..
DAMLA 94
İklimler değişir ama tek rüzgar varıdr ki hep aynıdır... çöldede aynı eser.. kutuplarda da ... ormanda da.. denizdede.... ona rahmet rüzgarı derler.... tenler değil.. bedenler değil.... kalpler evet sadece kalpler onu hisseder.... o rüzgarın hortumuna kurban olsun bu can... o rüzgarın kasırgasına kurban olsun bu kalp.... o rüzgara kurban olsun bu hayat....amin...
DAMLA 95
Ellerim sana kalktı .... kalbim bazen el açtı bazen açamadı.... ama sen hep açmış gibi davrandın ...
Sözlerim seni andı... kalbim bazen onayladı bazen boş işlerle oyalandı ama sen hep seni anamış gibi yaptın...
Sen beni benden bile daha iyi görürken kulum üzülmesin diye görmemezilikten gelip örttün bu zavallı halimi... yüzüme ..kalbime vurmadın ...beni senle vur Allahım sevginle vur... ben bir zavallıyım...
DAMLA 96
Tevhidini bir mühür gibi vur kalbimize Allahım.... aşkını bir şiir gibi kalbimize yaz Allahım.... sözlerimizi bir ok gibi kıl Allahım.... sadece seni sevmekle yüklenip, seni sevenleri senin için avlasın....
Rahmet sofrana misafir çağıran olmayı... rahmet sofranda hizmetçi olmayı...Huzurunda el pençe divan durmayı... ve rahmet sofranda artıklardan dahi olsa nimetlenenlerden olmayı nasip et Allahım....
Sözler amel defterinde para etmeyecek belki .. melekler yazıp durdu.. ama neyle geldin diyecek belki..... cebime atacağım elimi …boş çıkacak belki, kalbime atacağım elimi.. boş çıkacak belki... ama seni sevmeyi sevdim en azından istedim ya Allahım ... bu meleklerine yetmez, belki ama sana yetecek ... çünkü sen Allahsın.... gerçek sevgiyi sadece sen bilrisin değrini.. melekelerin bile asla bilemediler ki...
DAMLA 97
Ferhat şirin için dağ delmiş.... ben (bi iznillah.). bir nefesimle delerim.... bir duamla kainatı deler geçerim... ölümü öldürür.. sevgimle yaşarım... kelimeyi tevhide kalbimle imza atar ( bi iznillah )arşı tevhit aşkından titretirim... ama gel gör ki sadece basit bir zerreyim... tüm zerrelerin karşısında tek zerre olduğu.... hatta zerreliğin bile yok olduğu .... Zat katında ben sadece basit bir kul olan zerreyim...
Hak katında en basit olmayı .. kul katında en üstün olana yeğlerim.... Hakkın bana bağırmasını bile kulların övgülerine tercih ederim...Bana bir kulum demesi ,bana benden bile kıymetli... dağları delen delsin... isterse kainatı delsin... banane ,ben sadece Rabbime secde ederim.... secdemle mutlu olurum.... ben onun delisiyim... divanesiyim...
Kimse seccadesini gözyaşları ile delmedi... marifet dağ delmek değil gözyaşları ile seccade ıslatmaktır .. marifet elle değil… Hak aşkıyla kalp delmek.... marifet Hak katında sevdası ile bilinmektir.... marifet sadece kulluktadır… gerisi boş masal...
DAMLA 98
Sözüm zehirle yarışandır...içim baldan tatlıdır... derdim sadece haktır.... gelen gelsede olur gitse de ... kalpten gelen bir tutam sevgi .....işte bizde hep kalan ve asla bizi bırakmayandır...gerçek candandır .. canın haktandadır... seven Hakka köle ,aleme sultandır ... kölesine bile sultanlık veren ekber… ne muzzamdır...
DAMLA 99
her zaman senle olmak isterdim .... senle yaşamak.... yapamasamda bunu hayal ederek ölmek isterdim ..Allahım ...
DAMLA 100
Özlem bekler belki için .. sözler umar belki kalbin ... ama ne söz ne sevgi , kul kokuyorsa seni asla tatmin edemez.. s
Sözler hak nuruyla nurlanmalı .. sözlerin kıblesi hak olmalı kelimeler kıyam etmeli .... cümleler ruku etmeli ... tüm mana ise hepsi birden secde etmeli ki o söz bir değer taşısın ... sözü Hak olanın gönlüde Hakkındır
İşine gelse de gelmesede Haktan üstününü bulamazsın .sevsende sevmesende ondan daha vefalı sevenini bulamazsın .
Nereye gitsen asla ondan kurtulamassın... asla ondan kaçamazsın. seni yakalamak istese asla kaçamazsın..ama hala anlamazsın .
Ey kul!Allah seni seviyor diye nefes alıyorsun. nefesini vergiye bağlasalar onun vergisini bile veremezken sen kiminle aşık atmaktasın ..sus ve secde et..ancak böyle bağışlanırsın...
Herkes seni unutur ama O unutmaz... herşeyi bilebilirsin ama Onu asla... herkes sana yakın ama onun kadarı asla....
Hakka gitmene bile gerek yok.... sadece adını an yeter... onu sevmesi bedava... istemesi bedava ... ama onun sana vermesi sayısız ...
Tüm doğru bildiğin onun doğruluğu karşısında yalan... tüm gerçeklik onun gerçekliği karşısında sadece yokluk ... söyle böyle bir dost Allahtan başka kim olabilir ki...
DAMLA 101
Hakla anlamak Halle anlamaktan , Hakla ağlamak , aşkla yanmaktan üstündür
DAMLA 102
Velayetin hallendirmesinin yada velayetin aşkının bahçesinde olmaktansa… Hak ilminin zindanalarında mahkum olmak evladır…
DAMLA 103
Ya Hak geldim ama bilmedim..bilemedim... yaşadım ama göremedim.... tek bildiğim ne yapsam yapayım senin ekberliğin karşısında hiç hükmündedir.... hiçliğimden başka sermayem yok ekberliğine secde ederim
DAMLA 104
Sözler beni esir edemez ... sadece özler eder...
DAMLA 105
Ehli sünnet asla hurafe değildir ..Adem a.s oğlu Habili öldüren ilk katil , ilk kafir , ilk puta tapan Kabilden beri aynı taktikleri güden iblisin … Peygamberlerin karşısına aynı yalanlarla , dine hurafe demek , şeriata yobazlık , eskilerin masalları demek gibi sihirbaz , büyücü palavraları gibi sözlerle ve hep aynı nitelikteki numaralarla ortaya çıkan iblisin ve askerlerinin ..Son peygamberin ve ümmetinin karşısınada tüm zamanlarda hurafeci , yobaz, ve eskilerin masalları , gericiler gibi iftiralarla çıkmamaları düşünelemez…
Haricilerden beri hatta ilk sapık fırka kaderiyyecilerden beri… Resul zamanındaki kafir ve münafıkların iddialarından beri tüm sapkınlar Resulullaha s.a.v ve getirdiği Kurana ve sahabesine , sünneti seniyeye savaş ilan etmişlerdir.Kuranı ve sünneti kendi dar akıllarınca yorumlamışlar , kendi akılarından başka kaynak tanımamaışlar… sahabe ve onların yetiştirdiği alimlerin kuran ve sünnet değerlendirmelerini gericilik, geleneksel İslam, köhnem,iş ,İslami anlayış olarak kabul etmişlerdir..
Bazıları Kurana öfkelerini kalplerinde saklamış .. münafıklıklarını devam etmiş Resulun s.a.v hayatında tüm yaptıklarına mazeretler üretmiş, ona isyan etmek ve onu kötülemek için elinden geleni yapmışlardır ..Açıkça kurana laf atamayan bu münafıklar, peygabere laf atarak tatmin olmaya , ümmeti peygamberden uzaklaştırarak kuranıda etkisiz hale getirmeye çalışmışlardır…Bu münafık peygamber muhalifleri Resul öldükten sonra veda hutbesinde ve pek çok hadisinde burada bulunanlar bulunmayanlara sözlerini ulaştırsın emirlerine rağmen .. bizlere bu sözleri , Resulun sünnetini ve hadislerini, yani uygulamalarını ve emir ve tavsiyelerini ,ulaştıran sünnet alimlerimize ve fıkıh alimeleremize karşı ,Resul ve ashabının kutlu yolunu bize anlatan ehli sünnete karşı saldırıya geçmişlerdir. Ehli sünnet , kendi yorumlarına selefiler yada vehhabiler denen fırka gibi sahabe sözü ve uygulaması demez…
Tüm Haktan sapmış fırkalarda Peygamber düşmanlığını açık yada gizli fark etmeden bariz biçimde görürsünüz.. Bunların ortak yanı kuranın yanına aklını koymaları aklını Allaha ve resulune ortak koşmaları Allahı sümme haşa basit akıllarına uydurmaya çalışmaları kendileri, Hakkapeygambere indirilmiş şekliyle , Resulunde s.a.v uygulamsında belirttiği şekliyle uyacaklarına ;Hakkı kendi kanaat ve zanlarına uydurmaya çalışmalarıdır…
O sahabe ki anneleri babaları ile , kardeşleri ile savaşmış Resulun s.a.v islamını desteklemek için olmadık fedakarlıklara katlanmış ve onun kutlu sözlerini ve emirlerini bzilere ulaştırmak için her şeyi ama her şeyi yapmışlardır..Resulle s.a.v ve onun kutlu sünnetiyle savaşmaya kalkan herkesi dize getirmişlerdir…Arabistana islamı Resulden s.a.v sonra ulaştırmakla kalmamış çok geniş coğrafyaları islamın nurlu yüzüznü cihad yolu ile ulaştırmışlardır…Onlara uymaya peygamber buhari hadisinde ‘’onları seven benisevdiği için sever onalardan nefret eden benden nefret ettiği için eder ‘’ diyerek ,son noktayı koymuştur…Onlara karşı gelen Resule karşı gelir…
İşin garibi bütün Hak yoldan sapanlar kendilerini büyük bir kurtarıcı ..12 imamın görevlendirdiği.. bir mehdi.. ya da zamanın sahibi sanmalarıdır… Allah c.c indinde kulları tezkiye edici ve Allah c.c indinde kulları sanki imtihanları bitmiş ve kitabı sağ taraftan almış gibi gösterici davranışları fazlası ile sevmekteyiz…Gerçek müceddideri , gerçek ehli sünetin hüccetlerini ve gerçek alimlerini bundan tenzih ederiz…
Hak yoldan sapanların bir başka ortak yanı da kendi zamanlarına kadarki islamın bilgi birkimiyle oluşan islamı hayatı hurafe , ve gelenek yığını , ataların yanlışı diye kötülemeleridir ..Bazı yanlış adet ve gelenekten güç alarak islamın amiral gemisi olan imandan , akaide , hadislerden , fıkha , tasavvuftan kıraaata islamın nurlu ilimlerine ve ehli sünnete ve mezheplere saldırmışlardır…
Hiçbir ağaç tek dal üzerine kurulu değildir asıl gövde üzerinde gövdeden çıkan farklı yöne ilerleyen dallar ve bunların üzerlerinde ,çoğunun rengi bile farklı yeşil tonlarda olan yapraklardan kurulu olduğuna bakmadan, eleştiri yaparlar…. İlim ve irfan ağacında da tek dal ve yaprak olmaz… Gövdenin birliği ve tek gövdeye bağlı olmak esatır…Bunlar ki tek dallı ağaç görseler tuhaf tuhaf bakarken İslam fıtratının içtihatlar yolu ile genişlemesine , İslam ilimlerinin İslam ağacında dal budak salıp Aynı kökten yani amentü kökünden dallanıp budaklanmasına laf atmaktadırlar… Ağaçtan meyva yerken dahi ağaçların dalarlına gdeirsinde ..iDalların meyva yemeyi kolaylaştıran bir rahmet olduğunu hemen anlarsın da mezhepdenen Allah ve Resulunun s.a.v yolundan giden ve hepsi kuran sünnet ve sahabe icmasına dayalı , İslam kökünden fıkıh dalından yetişen bu dallara neden laf atarsın….
Milyarlarca insanın tirlyonlarca farklı farklı olayını bir kitaba bir hayata sığdıramazsınız sizin yapacağınız , ana ilkeleri , kurumları belirleyip bu kurumlar dahilinde olaylar hakkında içtihat edip çözüm ortaya koymaktır… İçtihatlarında işkembeden olmaması belli usulde ve belli kurallar dahilinde benzer olaylarda benzer kararlar verecek şekilde yapılandırılmış hukukun güvenilirliğine zede vermeyecek şekilde düzenlenmiş olması belli bir sisteme oturtulmuş olması gerekir… Bir ağacın tek gövdeden sonra ana dallara ayrılması gibi… Mezheplerinde yaptığı yüzlerce değişik fetvayı mümkün olan en az sayıda farklı görüşe indirip bunlarıda sistemleştirip, Hukukta keyfiliği kaldırmaktır…Yargılanan neye göre yargılandığını, kendisine uygulanacak kuralları ve bu kuralların herkese eşit biçimde uygulandığını bilmesi gerekir… Mezhepler bu güvenliği sağlamışlardır..Bağdat kadısı, kahire kadısı Mekke Medine kadısı aşağı yukarı benzer olaylarda benzer kararlar vermeye başlamıştır .. Çok ufak defek meselenin özüne yansımayan detay konularda farklı içtihat vermeleride olayın tuzu biberidir.. Dallara bakıpta ağaç demzsiniz… gövdeye bakıpta ağaç dersiniz… Olay budur…
Uyanık olmak gerek … gerçek hurafeciler şeytanın binlerce yıllık yanlış taktikleri ile modernlik yenileyicilik taslayan … 3000 yıllık felsefe tarihi eskiliklerine 3000 yıllık Roma hukukundan kaynaklanmış Roma medeniyeti kokma gibi eskiliklere bakmadan 1400 yıllık Allah c.c islamına eskilik lekesi sürmeye kalkanlar , hasta kalplilerin ta kendileridir… Allahın nurunu ağızları ile kimse söndüremeyecektir Bu Hakkın vaadidir…Ehli sünnet vel cemaat Allah ve resulunun nurlu yolunu ortaya koyan sıratel müztekimin otabanı ola
maya devam edecek bu tek otabanlığını da devam ettirecektir…Şüphesiz sadıklarla birlikte olmak ve Hakkın nurlu ipine tutunmak en doğru yoldur…Allaha ,resulune , sahabesine ve müçtehidlere saygı olmadan ilim olmaz… ilimsiz yakin… yakinsizde teslimiyet olmaz bu iş bu nedenle bu kadar önemlidİr…
Yeryüzünün yürüyen ayaklı en büyük hasta kalplileri .. iman ettiğini söylediği halde peygamberle savaşmaya kalkan...resululahın islamını gelenek diyerek reddedip kendini ,peygamber yerine koyup eline kuranı nı alıp islam budur diye uydurmacılık yapan kesimlerdir..... kim bu hasta kalplilere uyarsa kendine yapar.. çağlar üstü islamı eskimiş gibi ,yenileyeceğim havalarında ,ortaya çıkan sadece hasta kalplidir…ebu cehil bile bunların yanlışlığı yanında temiz kalır ..yeryüzü peygamberin sünnetine saldırandan daha zalimini görmedi... misyoner hristiyan ve oryantalistlerin ağzıları ile islama saldıran sünneti resulullaha saldıran ... dünyanın en büyük yanlışı üzerinde olandır… firavun bile onla yanlışta yarışamaz.... Nur muahmedin sünnetlerini baş tacı edeceklerine ,yalan yanlış sözlerle misyoner oryantalistlerin taktikleri ile bile bile islama saldıran ,sünneti seniyeye saldıranların hepsi resule savaş açandır…. ya tevbe ederler yada Resulullahın elleri onların yakasındadır....
Resule s.a.v İslam öğretecek cesarette olunur mu ? Biz ona köle oluruz… Günahkarız kardeşim ama biz Resule s.a.v İslam öğretmek değil onun öğrettiği ,sizin o beğenmediğinizsünnete dayalı islamı yapamadığımız için utanıyoruz Hakka tevbe ediyoruz… Biz sömürge aydını alimleri ve müstemlekeleri gibi batıya hayran olup islamdan ve onun değerlerinden hicap duymayız… islamın emirlerinden utanmak bir yana ona sevdalıyız.. İslamı yapamamaktan , islamın, Hak katında yapamadığımız için bizden utanmasından utanırız.. Biz onun değerleri ve ilkelerine kurban oluruz Biz islamı batıya uyduracağım , islamı ideolojilere uyduracağım diye kendini paralayan zamanın münafıklarından sadece nefret duyuyoruz ve onları lanetliyoruz…İslamı az bir dünya alkışı , az bir makam Severlik ve az bir batılı aydınların şak şağına satacak kadar Rabbimiz bizi düşürmesin ..amin…
İslama uyalım onu bir şeylere uydurmaya çalışmayalım .. Farklı olma ve kendini ispat etme çabaları adına kırk yıllık kaniyi , yahni yapmayalım ve islamın artık kurumuş netleşmiş kurallarını bozmayalım ..kalemin kuruduğu emirlerin netleştiğini anlayalım….Allah Resulu ve ashabının ve ehli sünnet müçtehdilerimizin nurlu yolundan ayrılmayalım….Resulun s.a.v Taif ‘ te taşlanması , savaşları , aç kalmları tüm mücadeleleri ile ortaya hayatıyla koyduğu en büyük kuran tefsiri ve açıklaması niteliğinde ve yürüyen kuran niteliğinde ki sünnetlerini , batı taklitçisi , gizli ve açık münafık ve gizli ve açık İslam dşmanlarının saldırılarından koruyalım süneti seniyeye toz kondurmayalım bize bu yeter …seven sevdiği iledir…
DAMLA 106
Gönül yakan sevgi kul sevgisidir. ya gönülleri yaratanın sevgisi nasıl bir sevgidir ...sevgi yaratık değildir.... Sevgi hep vardı …hep var olacak ...çünkü sevgi Hakkındır.... ekberliğinin tacıdır.... o halde gönül yakan sevgi kulun Hakka sevgisidir ...gönül yapan sevgide Haktan ötürü duyulan sevgidir.... gönül yapmak gönül yakmaktan hep daha zordur ..
DAMLA 107
ismiazam denir o isme..Rabbimizin sonsuz sayıda adı vardır hepsini Allah bilir bize hadisi şerifle bildirilen 99 tanedir. bu hadis ebu hureyre hadisdir. esmaul hüsna hadisi ebu hureyrenin rivayet ettiği hadistir. darimi, nesai, ibni mace, m...üslim, tirmizi, buhari, ebu davud olmak üzere yedi büyük hadis kitabının hepsinde vardır.... biz esmaul hüsnalrı tirmizi rivayetine ve imamı gazalinin terkibine göre kabul ediyoruz.....değerli kardeşim.... sözün özü ...esmaul hüsna her şeyimizdir..... ismiazam denir bu isimlerin en büyüğüne Allahın en büyk ismi ismi azamdır onuda bize bildirmedi
…Rabbim….Resulune bildirdi.. Resul bilir o ismi .. o isimle edilen duaları Allah kabul eder.... bazı duaların içinde o ismin geçtiği Hdislerde belirtilir ... Allah, la ilahe illahu , hu, hayyel kayyum, gibi bazı isimlerinin ismi azam olduğuna dair rivayetler vardır ama hiçbiri ismi azam şudur diyecek kadar kesin değildir. İsmi azam Allahın ilmindedir... bizlere kapalıdır...ama ismia zamı neyse Rabbimin onu kendisnin anmasını ve andığı ismi azamının hürmetine bize dünya ve ahirette en ufak azabından dahi korumasını ve bize rızaullah ve cemalullahını nasip edip ,Hakla yaşayıp , hakla ölmeyi , hakla kabirde haşrolmayı, hakla dirilmeyi nasip etmesini ondan dileriz ...amin... ismiazamın neyse Allahım onla seni ekberleriz...
DAMLA 108
Kuran okuyan kuranla ilimlenir kuranla ilimlenen kuranla hikmetlenir kuranla hikmetlenen yepyeni bir imanla hidayetlenir...kuranla hidayetlenen zikreder kuran onun yaşantısı olur..hayatı kuran olur ..zikir olur..kuranla zikreden kuranla nurlanır... Allahın ekberliği hakikatine kuranla ulaşır ..ya hak der kuranla kendini hakka bırakır ... hak kuran olur.. kuranda ayette tarif edilen kuranın üstünde yedi yol budur
DAMLA 109
Kürküm yokki bugünki çoğu dergahta mürit olayım , kabul göreyim.... Allah c.c olmasa kimse yüzümüze bakmayacak... iyiki Allah var ve o asla kürke bakmıyor ,kalbe bakıyor .... kürkle takva ancak cep doldurur.... can doldurmaz
DAMLA 110
Allah ve resulune dayanmayan şeyleri sistemleşmiş pşsa dahi olsa , kalplerinde Hakkın ekberliğinde ezip ,çöpe atmayanlar Allah katında çöpe atılırlar ... imanları kanserli olur ..... mümin küfrü ıslah etmez ..küfrü yok eder.... Edemiyorsa en azından kalbinde buğz eder..küfrü ıslah ve küfrü islama monte edip .. küfrü İslamileştirmeye çalışmak .. küfre İslam takkesi takmak …imanı kanser eder.... küfrü yok etmek en azından buğz etmek…imanı yeşertir....yabancı otlarla dolu bahçede ürün alınmaz ..haşereler temizlenmeden .. ürürn alınmaz.... kalpleri la ilahe ile ilaçlamalı ki ilalllah meyvasını o kalp yesin...griler siyahı gösterip beyazlık iddiasında bulunamaz .. beyaz beyazdır asla gri olmaz....
DAMLA 111
İçimi kapatan boşluk aslında yüreğimin korunu örten kül gibi...
DAMLA 112
En değerli şey en değer vermedeğimiz yerdedir....
DAMLA 113
Klavyenin düğmesine basmak ve yazmak kadar sevginin düğmelerine basıp yaşamak keşke kolay olsaydı ....
DAMLA 114
Hayallerimin uzanamadığı yerde imanım volta atar.... bende onu hasretle izlerim....hayal .... uzanamadığım da değil uzanmadığımdadır....
DAMLA 115
Peygambere s.a.v hanginiz aşık değil, gül muahmed için hanginiz can vermez , onun bir kılına bu ümmet feda olsun hanginiz demez yahu Resulullahın s.a.v kolunu kesmek onun bir sünnetine laf atmaktan daha iyidir vallahi billahi bu resulullahın canını daha acıtır yahu kendimize gelelim resulullaha sahip çıkalım oyunmu oynanıyor sanıyorsunuz ... fitneciler kadar onurunuz yokmu Resululahın yanında yer almayacak mısnız?
Ey Kul kuranı duvardan ne zaman indireceksin ? , kuranı ne zaman kalbine koyacaksın?.. , kuranın yeri kalbin , kurana ne zaman sahip çıkacaksın , Resulullaha s.a.v ne zaman sahip çıkacaksın , islam sana muhtaç değil ama be zavallı insan… sen islama muhtaçsın.. Allaha söz vermedin mi ?imanın kendisi en büyük söz değil mi ? abduhu ve resuluhu demeden Müslüman olunuyor mu… sünnetler olmadan resululhu nasıl diyeceksin ? Resulullahı s.a.v ve kuranı savunmayacak mısın? söyle Müslüman sen kimin tarafındasın?Unutma sessiz kalan zulmedenin yanındadır
DAMLA 116
Şeytan ve nefisten isterse …dünyadan insan ve cin şeytanlarından , kısacası nerden gelirse gelsin ne kadar sayıda gelirse gelsin tüm hile ve vesveseleri karşılayıp tesirsiz hale getirecek bir iman ihlası , bir iman yakini , bir iman sağlamlığı ve bir iman savunması yapacak bir ilmi birikim bir hikmet birikimi ve bir tavır silsilesi sergilemek gerekir.
DAMLA 117
Şeytanın nuru dünyadır ve sevgisidir.şeytanın tüm silahlarının ateş mekanizması ve seni vurduğu tüm hile ve vesvese mermilerinin ana malzemesi dünya sevgisidir. Dünya sevgisi tüm kötülüklerin anasıdır. Nefste gücü ve makamı sever .Şeytan dahi güç ve makamı sevdiği , nefsine uyduğu için bu hallere gelmedi mi ?Ancak şeytanı en çok sevindiren ve şeytanın en ağır silahları ve amiral gemisi la ilahe de İlallah diyememen için kurduğu tuzaklardır
DAMLA 118
Kalp senin başkentindir . İmanda senin her şeyindir. Kalp başkentini , şeytanın elinde ve nefsin elinde oyuncak olan vesvese ve zan pompalayan bedensel akıl denen , kalbi olgunluk ve kalbi aklı kapsamayan , önyargılı ,kendi bildiği ve gördüğünden kendi doğrusundan başka doğru kabul etmeyen , şeytanın en rahat kullandığı silahtan koruman gerekir. Kul din üretemez, kul vahiyle inen dine uymakla mükelleftir , dine teslim olmak durumundadır.
DAMLA 119
La ilahe ilallah zikrini hergün yüzlerce kere çeken çok dindar gözüken bir sofiye la ilahe imtihanı yapın , la ilahe demede öyle zorlandığını görürsünüz ki…. La kapitalizm diyemez mesela, la sosyalizm, kısacası la ideoloji ve la kul icadı fikirler , felsefe diyemez, zorlanır siyasetle işim olmaz der. Oysa Allah ve resulune dayanmayan her şeyi en azından kalbinde reddetmek , kurana yaslanmak siyaset değil la ilahe ilallah demenin gereğidir.En düşük halidir
DAMLA 120
La ilahe dendikten sonra illallah kendiliğinden gelir. La ilaheyi içtenlikle söyleyen ve Allahtan başka tüm mabudları ve ilahları en sağlam biçimde en derinden reddeden insana Hakkın tecelli etmemesi ,tecelliden nazara kadar yükselen çizgide ona sonsuz nurunun tecelilerini yaşatamaması , o kalbe değer vermemesi, düşünülemez.
DAMLA 121
Nur yazar hatta parlar ama çamur ki insanın özüdür O yazmaz ..,İnsanı eşsiz kudretiyle kifayetsiz biçimde çamur hamurundan yoğuranın yoğrumasının sarhoşluğundan, insan özü hayrettedir , o yoğrulmayı asla bilmesede onun aşkındadır ....
Senin yoğurduuğun hamur dahi çörek olma sevdasında değil yoğrulma sevdasındadır… Hak hamuru olan insan özü nasıl başka sevda da olsun ?
Çamurluğunu en güzel nurlara tercih etmeyen ..hak hamurunda yoğrulmanın değerini bilmeyendir ...
Seni beğenen çamurluğunda beğenmiş.... sen mi seni çamurdan üfleyene nur öğretiyorsun .... insanı melekler gibi nurdan yaratmadı ama melekleride eşrefi mahkulat yapmadı halde çamuru nura tercih et…
Nur çamurun yoğrulmasında , yoğrulmaya perdedir... nura aşık olan yoğrulmasını unutur oysa hak ehli nur perdesini çeker yoğrulmanın kifayetsiz, şekilsiz ,mekansız, tarifsiz lezzetini yaşar....
DAMLA 122
imanına zulum katanların zulmüne son vermeye çalışmak imanın zekatıdır
DAMLA 123
Zikir zerreleştirir Ya Hak dediğinde kainat kalbinde zerre değilse sen zikredemedin demektir....
Her zerre ya Hak deyip sonsuzlaşmadıysa sen zikremedin demektir...
Ha kainat ha bir atom Allah katında aynı zerredir.... kürre olan kulun körlüğüdür... zerredeHakkı bulmak zonsuzu bulmaktır kainattazerreyi bulmak ise kulluğu bulmaktır
DAMLA 124
Kainatı kalbinde bir şişeye sığdırmak kainatta her zerrede Klabinle Hakkı bulamamaktan daha kolay bir iştir
DAMLA 125
Yıldızlara el atıp tutmaya kalkarsın da..... yıldızların el atmaya kalksa asla ulaşamayacağı kadar uzaklara tek adımda gidebilen kalbine el uzatamazsın...
Düşen bir kalbi kaldırmak ,sönen güneşi tekrar yakmaktan üstündür Allah indinde… asla anlamazsın
Damarlarında kan akmazsa yaşayamazsında canında iman akmazsa nasıl yaşarsın
DAMLA 126
Boğaz manzaralı bir yalı olsa neler vermessin değil mi ..Allah katında da tevhid okyanusuna bakan kalpler bundan çok dahadeğerlidr ...
Tevhid okyanusu manzaralı her kalp meleklerin bile imrendiğidir...kalbine iman penceresi açabilmiş.... tevhid okuyanusuna bakandan değerli kim vardır ...bu zamanın sıddığı Muhamedi hakikat adasında ev sahibidir ..Resulun dönemindeki cahiliye dönemindeki iman savunması kadar zor bir dönemde yaşanılıyor hatta belki daha zor çünkü münafıklar kafirler kadar çok.... bu zamanda hakiki iman eden kahramandır
DAMLA 127
Evine pencere açmadan girmezsin ..... penceresiz evi beğenmezsin ... kalbine niçin Hakikat kapısında pencere açmazsın.... duyguların ve sevgin penceresiz bir kalpte hapsolmuştur....
Sevgine neden hücre hapsi cezası kesersin .... la ilahe ilallah penceresi ile onu neden ışığa gark etmezsin.....kalbinin her tarafı nur olsada eğer …..pencere yoksa o nur dahi körlük yapar kalbinde bilmez misin?…..,
Işığın bile giremeyeceği yere .... canının bile gidemeyeceği yere.... karanlığın dahi örtemeyeceği yere .... ruhunun bile hayal edemeyeceği yere... meleklerin bile görmediği yere .... sidrenin ötesinin dahi ötesine perdelerin bile ötesine sadece seni sevgin götürür
DAMLA 128
Kaçanları kovalamaktan, fırsatları avlamaktan, hiç ölmeyecekmiş gibi çabalamaktan, …gündüzleri geceden planlamaktan, geceleri gündüzden planlamaktan.. günleri, ayları, yılları onarmaktan başka hayat serüvenimizde ne var?.
Kendinden emin misin? görmenden emin misin? sevmenden emin misin?... O halde içindeki o dolmayan kurak gönül ve garip hasretlik nedendir? …Sen bir acizsin ve acizlerin emin olmasından neden utanmazsın?...
DAMLA 129
Lezzet bulmak izzet bulmaktır … izzet bulmakta tüm lezzetleri sahibine vermektir… (idraktan ve keyfiyetten öte, tüm bilmeyi ona bırakarak ) O sahibin ekberliğini tek lezzet yapmaktır…Tek saadet bundadır .. tüm gerçek budur….
Görmeyi kör ederek , gör diyenin gör demesi ile görmeyen yani tüm görmeleri bırakıp Hakla Hakkın ekberliğini tecellilerinde görmenin , ne eşsiz bir görme olduğunu …bu dünyada gören kör olarak dolaşan biz zavallı kullar ne biliriz…
DAMLA 130
Allah c.c yanılmaz , Allah c.c hata etmez, Allah c.c hiçbir hükmünü boşuna vermez…Onun hükümlerinde isabetsizlik bulamzssın, adil olan sadeceAllahtır… tüm mülk, Malikel mülk olanAllahındır c.c.
Kuran haktır, bir adıda şeriattır.. dünya ve ahiret saadetidir…Adalet ondadır.. isabette ondadır.. o sadece bir ibadet kitabı değildir… aynı zamanda bir hüküm kitabıdır…Mutlak egemen olan sadece Allahtır…. Kuran ahkamı en değerli ahkamdır…Ne mutlu buna kalbiyle inananlara …
kuranı kandil kitabı, ramazan kitabı, kabir kitabı değil Hakkın kitabı yapıp tüm ömründe yaşamında fertte ve cemiyette en üstün tutana ve tutanlara… ne mutlu …
Kuran ahkamına saygısı olmayanın ,, Muhamedi s.a.v ahkama Hz Ömerin r.a adaletine imrenmeyen , evladı fatihanlığı reddeden islamdan neyi kabul etmiş sayılabilir ki…. İslam camileriniz açık istediğiniz gibi ibadet edin sözleri ile tarif edilemez.. biz kuranı açar ve ondaki tüm ayetleri yaşarsak .. işte ozaman o camiler gerçekten açık sayılır… Kuranı açtığında yüzlerce ayeti yaşayabilme şansın yoksa…. O camiler çok fazla açık sayılamaz…
Allahın kuralları , en büyük aşktır…. Şeriat aşkı olmayanda hakikat aşkı asla olmaz…