TEKRARLANAN YEDİ
Muminun 17- Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık.3 Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.
Zümer 23- Allah sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.
Hicr 87- Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti7 ve büyük Kur’an’ı verdik.
Rasûlüllah (s.a.s), Ebu Said (r.a)'e Kur'an'daki sürelerin en büyüğünü açıklarken, "O sure el hamdu lillahi Rabbil Âlemin'dir ki tekrar olunan yedi âyet (seb'ul-mesani) ve bana verilen Kur'an'dır" buyurdu (Buhari, Tefsir, 1; Fedailil-Kur'an, 9; Tirmizi, Sevabul-Kur'an, 1; Nesâi, İftitah, 26; Muvatta, Nidâ, 37, 45; Ahmed b. Hanbel, IV, 211, V, 114).
"- Kuran yedi harf (yedi türlü) indirildi. Bunlardan hangisi kolayınıza gelirse, Kur'an'ı ona göre okuyun. (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l-Husûmât 4; Tecrîd, hadis no: 1766; Müslim, e's-Sahih, Kitabu Salâti'l-Müsâfirîn/270, hadis no:818)
Hidayet kapısında , Bismillahirrahmanirrahim diyerek girersin .Kuranın giriş kapısı hidayet kapısıdır . her şeyin yaradılış sebebi olarak Hakkın sonsuz sevgisidir . her şeyin yaradılışının sebebi olan, Hakkın sonsuz sevgisi, Hakkın kendindeydi . Bilinmez bir sevgi hazinesiydi, sevgisinin bilinmesini istedi. Bilinmeyi sevdi . Bilinmeyi sevince Hak hiç şüphesiz ilk olarak Ahirliği ile Hakkı en iyi bilecek ve Hakkı en iyi isteyecek ve Ona en iyi yönelerek teslim olacak olan Muhammedi Nuru sevdi. Tek eşsiz olan , Tek ekber olan , tek mükemmel olan , hatadan acizlikten münezzeh olan Hak , Yaratıklarından en mükemmel olmayı (kulluk sınırı ile kalmak kaydıyla) lutfettiği Muhammedi Nuru istedi.İsteyince kendi bildiği şekilde , mekandan münezzeh , kendi katında nazarıyla, Muhammedi nura şekilden , mekandan ve yönden münezzeh olarak, kul idrakından öte biçimde yöneldi.. Tek Ekber en eşsiz kuluna ve en eşsiz imanla kendine bağlanacak kuluna ve en eşsiz lutfuna , ilk ve en büyük lutfu ile lutfetmişti. Bu öyle bir lutuftuki sonraki tüm lutuflarınıda bu lutfun içine hapsetmişti. Hak lutfetmeye devam etti. İsim ve sıfatları ile Zatının nazarıyla nurlandırdığı Muhammedi Nurdan Halk edeceği tüm nurların ve lutufların hepsini suretlendirip onları nakış nakış işledi. Muhamedi nur ki hadisi şerifinde belirttiği gibi ilk yaratılandı ve ik yaratılan olarak ilk yaratıldığı anda dahi peygamberdi…Hadisinde belirtildiği gibi O bedenleştiği anda değil ilk yaratıldığı anda peygamberdi…40 yaşında Hirada olan , ona zaten verilmiş olan peygamberliğin dünya semasına inip ona bildirilmesinden ibaretti. O nedenle ona oku dendi..ilk emiri okuydu.. Çünkü ilk yaratılan şey olan Muhammedi nur kainatı ve her şeyi okuma yeteneğindeydi…Yaradan Rab her şeyi o nurdan yarattığına göre her şey onun için okuyabileceği bir kitaptı … Ona indirilen kuranda sadece bir kainatı okuma rehberiydi…
Cenabı Hak hayat sıfatı ile Muhammedi Hakikatla en büyük subuti sıfatı olan hayat sıfatının tecellisi olarak hayatı lutfetti. Lutfunu ilim sıfatı ile suretlendirdi. Sureti suretliğine kudreti ile getirdi. Tüm yaratacağı suretleri bu ilk surete kudretiyle sığdırdı Yine kudretiyle bu diğer suretleri ilk suretten ayırdı kendi suretliğine getirdi. Tüm suretler Muhammedi nurdayken tüm suretleri kudretiyle ve ilmiyle suretlendirdi.Adeta damdan okyanusu zerreden tüm küreleri suretlendirdi. Suretleri yarattıktan sonra dilediği bir zamanda bu seretlendirdiklerini bedenleştirdi ve yarattı, hepsine bir ömür taktir etti. Bedenleştirmeden önce ruhlarını yarattı. Ruhlarına kendinsin kim olduğunu sordu hepside kalp secdesinde sen bizim Rabbimizsin diyiverdi. Bu öyle bir secdeydi ki her kul kendi hal dilinde kendi secdesindeydi.Secd eden secdesi ile aşka geldi. Aşka gelen Rabbini zikri ile ekberledi.Rablerini ekberlemeyi , Rableri lutfettiği için tüm kullar ayrıca kendi hal dilleri ile Rablerine hamdetti. Hamdetmek için her kul kendi yaradılış şekliyle ve kendine verilen kulluğun özüyle Rabbinin ekberliğini kıble bilip , her kul hemen o kıbleye yöneldi. O kıbleyi Rabbinin birliği ile bildi . Her kulluk adeta kendine bildirilen yörüngede kendi ekberleme semasına başlayıverdi. Her Kul Hakkın birliğini her şeyi ile tasdik edip o birliğe ve vahdaniyete tüm zerreleri ile kıyametti. Kıyamı ile ürperdi Rabbin eşsiz haşyeti ve ekberliği ile vecde geldi.Hakkın azametiyle vecde gelen kullar kulluğun tüm acziyetini tüm zerrelerinde hissedip ve özünün özünde dahi bilip ruku ediverdi. Aeta acziyetten eriyen , acziyetten yok olmakla karşı karşıya gelen , hemen secdeye kapanıp Rabbini her şeyi ile ekberledi , O ekber rahmeti ile ekberliğine perde çekti kullarını Rahmetiyle sarıverdi böylelikle kullar Rahmet yağmurlarında adeta yeniden kendine geliverdi. Secde kullara hayat oldu. Hayat hayat sıfatı ile tecelli edip yepyeni hayatlara geçit oldu .
Rahman olan Allah c.c sonsuz sevginsin adı olan Rahmanlığı ile besmeleyi şerifi , ekberliği ile çekip yaratmaya besmele ile başladı Her şey Rabbin rahmet etmesiydi , sonsuzluğun sonsuz biçimde rahmet etmesiydi. Kıyamete kadar rahmetini herşeye tahsis etmesi kıyametinden sonra ise rahmetini sadece inananlara tahsis etmesiydi. Her şey bu nedenle halk edildi o halde besmeleyi şerif her şeyin halk edilme nedeniydi. Her şey sadece ilk besmeleydi. İlk besmeleden besmelelerdi. İlk ol emri muhammedi nurdu ilk nurda bir nokta idi Resulun hadisinde belirtilen her şeyin besmelenin besinde ki nokta olmasından kinayeydi . Muhamedi nurda besmeleden bir noktaydı.
Hak sonsuz kelamı olan kuranına dahi besmele ile başladı Kullarına hidayet eden hidayetinin adı olan hidayetinin tarifi olan kuranına Rahman ismi ile başladı . Rahim olmasına sebep olarakta kuranının yaşanmasını şart koştu. Rahmanın ahirette rahim olup rahmetine devam etmesi için , giriş kapısının hidayet olmasını yani kelimeyi tevhit olmasını , hidayetininde derece derece , kademe kademe olacağını ve bunun içinde hidayet içinde sözle söylenmenin yetmeyeceğini kalple tasdikinin de gerektiğini şart koştu. Yarattığı her kuldan Rahmanlığını esirgemeyen Allahın Rahim olması için geçeceği tüm kapıları sıraladı . Kuranını ne olarak indirdiğini açıkça tarif etti.
Rahmanlığı ile sonsuz olan Hakkın Rahimliği ile sonsuz olması karşısında herkes kendisine lutfedilecek derecede kaldı Hak sonsuzluğu ile dilediğine dilediği kadar lutfetti Hakkın lutfuna başkaldırana Rahimliğini haram kıldı. Rahimlikten mahrum kalana Celalliliği ile tecelli etti.
Cenabı Hak besmele ile başlayan her şeyde besmeleyi bir hayat kıldı .Hayat sıfatını adeta besmele yaptı . Besmelede hayat kılan , her kıldığı hayatta isimleri ve sıfatları ile sadece kendi eşsiz zatını ekberledi. Ekberliğini isism ve sıfatları ile tasdikledi.
FATİHA SURESİ
1/1. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:
1/2. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
1/3. O Rahman ve Rahim'dir,
1/4. Din Gününün sahibidir.
1/5. Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.
1/6. Bizi doğru yola eriştir.
1/7. Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.
Tüm hayatı tüm kuranı besmelesine sığdıran Hak kuranda besmelesini ilk ayet yaptı . Gazabını geçen Rahmetini be ahirette müminlere tahsis edeceği Rahimliği anlattığı rahmetini iki nokta arsında bir doğru yaptı sanki ve hayatı bu iki nokta arasındaki doğrunun arasını dolduran noktalar kıldı. İlk noktayıda besmelenin besindeki ilk nokta Muhammedi nur kıldı. Besmeleyi hidayetin ilk basamağı yaptı Rabbin kendisni tanıtması besmeleydi Rahman ve rahimliği ile tanıttığı Allah c.c olmasıydı . Kulluk sınırında ise Allahı tanıma ve tasdik kelimeyi tevhitti. Kuranı tadik edip o kapıdan içeri girmek ilk ayetle birlikte onu okumak onda tekrallanan manaları tekrarlanan yediyi öğrenmenin yolu olarak kelimeyi tevhidi bildirdi. Gerçek bir hidayette Malikel mülklüğün hem maddede hem manada Hakka verilmesi , tüm maddi ve manevi şan şeref ve tüm makamların Hakka ait olduğunun peşinen kabul edilmesi gerektiğini fatihasında aysıca bildirdi. Hesap günün sahipliği ile tüm hesap soruculuğun ve Alemlerin tüm sahipliğinin ona ait olmasına vurgu yaptı Hidayette bunlar olmazsa olmazlardı. Cenabı Hakkın ekberliği , birliği ve hamd edilen tek ekber olduğunu bilen bir kulunda kalbinin kıblesinin onun eşsizliği eşsiz birliği ve ekberliği olması gerektiğini sana ona inanmak ve sadece ondan yardım dilemek gerektiğini fatihasında belirtti. Kuaranı keriminde Hz İbrahim kısasında ateşe atılan İbrahim’in a.s Cebrail’i kenara çekip Rabbinin yardımına sığınması, kuyudaki Yusuf’un a.s ,evladını kaybeden Yakub’un ve bebek İsmaille çölde tek başına kalan Hacer ‘in Rabbine sığınması, Taifte taşlanan Resulun a.s Rabbine sığınması, balığın karnındaki Yunus ‘un a.s Rabbine sığınması , , hep iyayakenabudu ve iyyakenestein sığınmasıydı . Rablerini Rahman ve Rahim bilenlerin , hesap sorucu günün sahibi bilenlerin Alemlerin sahibi mananın ve maddenin sahibi tek Rab bilenlerin sadece onu bilmelri ve sadece ona sığınmaları idi . Bunlar hidayetinde en yüksek haliydi. Haidayetini fatihada açıklayan Rab ileriki ayetlerde fatihanın tefsiri olan tekrarlanan yedi hak bakışla bakılan kuranının ayetlerinde Resullerinin kısalarında fatihadaki teslimiyetin nasıl yaşanılacağını ve yaşandığını da örnek kulları ile bir bir anlatacaktı. Doğru yola eriştirmenin her daim isteneceğini , sıratel msütekimde sabit kalmanın ilerlemenin ona dua ile mümkün olacağını ondan doğru yolun ısrarla ve azimetle istenmesi gerektiğini fatihasında öğretti. Hidayet o halde kaybedilmesi her zaman mümkün olan kaybedilmemsi içinde her daim dua edilmesi gereken bir şeydi ve hidayet her zaman yepyeni yakinlerle yepyeni gzüelikte ve yenilikte yaşanabilen bir şeydi o halde doğru yolda yüksek kalp idrakları ile bambaşka kalbi idrak lezzetlerinde yepyeni bir iman ve yepyeni yakinlerle dolu amellerle yaşanılabilirdi o Halde hidayet sonsuz renk tonundaydı .Hidayet ulaşmak değil ulaştırılmaktı yani sonsuz bir lutuftu. Gazaba uğrayanların , saptıran nefis ve şeytan ile dünyanın yoluna değil nimete erdirdiği kullarının yoluna Hakkın ulaştırmasıydı. Yani hidayet tamamen lutfullahtı .
Hidayet besmelede açıklanandır . Besmelyi tefsir eden fatihanın yedi ayetinde açıklanandır . fatihayı tefsir eden kuranda açıklanandır . Kuranda açıklananın tefsir edildiği kainat kitabındaki ayetlerde açıklanandır . En büyük zikir olan namzda tekrarlanan onun hidayeti sadece namz zikrinde değil tüm zikirlerde tekrarlanır . Fatihanı tasdik ettiği bir hidayet teslimiyeti ncak doğru yola kavuşma sabitlik ve fesatçılardan korunan bir sabitlik lutfuna erdirir.
Hidayet fatihada açıklanandır . Kuranda tefsir edilendir Hidayete nasıl ulaşılacağını açıklayan bu yedi ayet ve tefsiri kuran aynı zamanda ilimdir .Kulların kalplerine indirilen ilimdir.
Ankebut 49-Sen şu Kur’an’dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.
Ankebut 50-Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
Hidayete ulaşmak için ilmin gerekliliğini, Kuranın ilk emri olan , Yardan Rabbinin adıyla oku emrini veren ilk ayet dahi açıkça açıklar. Hidayeti bulmak ilimse hidayeti tasdik etmekte ilimde derinleşmek , ilimde derinleşenlerin derinliği ile o hidayeti tasdik etmek , derin bir anlayışla kalbin görmesi, Kuranın göz yapması, Bu gözle hidayete bakması , kalple tasdiğide hikmettir. O halde hidayetin tüm derinliklerinin sözü ilim, tasdiği hikmettir.Kişinin hidayete , ilme ve hikmete sarılması gerektiğinin fark etmesi, ve bunu tüm zerrelerini kapsayacak şekilde kendine tavsiye etmesi , en güzelin bu olduğunu bildirmesi, etrafınıda buna davet etmesi, ilim , hidayet ve hikmetin davete dönüşmesi de öğüttür. İnsanın bunlara sarılması bu sarılmayı yaşam yapması , sarılmasını sımsıkı yapması , bunlarla sende oluşan sıratel msütekimde sabitlik ve ona davetin oluşturduğu derin idrakın kalbindeki tüm karanlıkları kaldırıp yerine depderin bir mana zenginliği ile oluşan bir idrak nuru yapması ve tüm cehaletinin tam bir teslimiyete dönüşmesi halide nurdur. Nur oluştuktan sonra artık sende her şey silinir. Her şeyde adeta ol diyenin ol demesindeki idraktan öte sonsuz haşyetini ve ekberliğini görürsün. . Hak dendiğinde kalbin derinden ürperir. Senin içinde Hakkın ekberliğinden ve Tek Ekberin sana şah damrından hatta canından dahi yakın olmasından başka bir şey kalmaz. Bu hakikattır ve senin tek hakikatın olur. Böylelikle hakikat kalbinde senin bi iznillah belirir. Hak sende belirdiğinde , Hakkın bu ekberliğinin haşyeti ve eşsiz büyüklük ve şanıyla , keyfiyetsiz biçimde idrak eden kalple Hakkı birler , ona hamd eder, onu ekberlersin. Kalbin kalbini nurlandıran ve hakikatın olan kuran ayetlerinin hakikatında , artarda kıyam eder, ruku eder, secde eder. Kalp secdesinde ekberler. İşte bu senin için Hak olan , senin yaradılmasına sebebiyet veren , senin için Haktır. Kalu belada yarım bıraktığın secdeni tamamlamandır ilk yaratıldığın gibi yaradılış fıtratına ulaşmandır Rahman olan Allahın ahirette senin için rahmetine devam ettirmesi ve Rahimleşmesidir. Kalbinin besmelesidir bu Hakkın senin kalbinde okuyup gerçekleştirdiği besmelesidir lutfudur. Bu kuranla kalbine lutfedilen lutufutr besmelenin en güzel tefsiri ile kalbinin yepyeni bir kalp olmasıdır.
Rahman ve Rahim olanın sana lutfetmesi için ahirette Rahimliği ile karşılaşman şarttır yani rızaullaha ve cemalulaha ulaşman için Hak kapısına ulaşman şarttır. Bunlar senin kalbindeki apaçık kuran kapıalrıdr bizm üzerimizde kılınana yedi yolun en sonuncusudur. Hakka ulaştırılman şarttır fatihanın yedinci ayetinde bahsedilen doğru yol budur. Ancak kuranın hak kapısında kişi saptıranlar denen şeytan , nefs ve dünyadan bi iznillah kurtulur. Bu nedenle tamamen lutuf olan Hak kapınsa ulaştırılman şattır.Kalbinde sonsuz sevgi çeşmesinin kesilmemesinin , sonsuz sevginin seni sevmesinin tek yolu budur. Gerçek tevhide yani hidayete ulaşmanın tek yolu budur . Yani tekrarlanan yediye , yani kuranın hidayet olması, kuranın ilim olması, kuranın hikemt olması, kuranın öğüt olması, kuranın nur olması, kuranın hakikat olması , kuranın hak olması böylelikle kuranın Furkan olması Furkanlaşması, yani kalbinin gözü, derin idrakı ve derin anlayışı olması , kalbinin kimliği olması , hayatına bakışın olması ve hayatında hep bu tekrarlanan yediyi iç içe görmen ve kurana bu saygın nedeniyle Hakkın senin imanına zulmetmeyenlerden olmanı sağlaması, dini Allaha has kılmanı sağlaması, ilimde derinleşenlerden olmanı sağlaması, hanif bir imanla Hakka yönelenlerden olmanı sağlaması, böyleliklede seni Rahmetinin ve Rahmanlığının deryasına daldırması gerçekleşir.
Kuranın üzerindeki yedi yol budur. Kuranın her ayetinde tekrarlanan yedi budur. Her ayet tekrarlanan yedi olan fatihayı yani onun sığdığı besmeleyi içine sığdırır bu nedenle kurana besmele ile başlanır.
Sıbgatullah , Allahın boyası beyazdır. Beyaz 7 renkten yaratılmıştır aynı şekilde sıbgatullah denen Hak boyasıda idrakın doğru bir kalbi idrakın boyası olarak yedi renkten yani yedi Hak bakışın renginden oluşur. Bu nedenle fatiha yedi değişik şekilde tefsir edilir. Kuranın her ayeti suresi hatta kainatın dahi her ayeti, yedi kat yer ve göğün her ayeti ve hakikatı yedi hak bakışı ile hak adamlarınca tespitidir.
Işık bir dalgadır ve giderken onca hızına rağmen eğilir yani secde ederek dalga dalga gider. Kalbi hakikatlerde en alt seviyede ve en üst seviyede secde halinde ve dalga dalga şiddette, ilerler, yani ışık tekrarlanan yedidir. Yedi renkten oluşan tekrarlanan daldalga ilerleyen nursa , Hak manda yedi hak manaya bölünebilen kalpte tekrarlanan yedi Hak mandan oluşan manadır. Sıbgatullah sadece kuranı ve fatihayı ve besmeleyi boyamamıştır sıbgatullah tüm kainatı ve yedi kat yer ve göğü boyamıştır. Her çiçek sıbgatullahtır. Her kuş ve her gesegen ve yıldız sıbgatullahtır. Her şey tekrarlanana yedi hak manadan oluşan tek Hak mandır. Her şey tekrarlanan yedidir.
Tekrarlanan yediyi öğrenmen için fatiha sana günde kırk kere öğretilir. Aslında kalp gözü olan Kuranın Haklaşması , için fatihanın Haklığı kuranın ve kainat kitabının , anahtarı yapmıştır. Tekrarlayan yedi budr , Allah herkese tekrarlayan yedi nasip edemez.
Maide 93 te iman edip Salih amel işlenmesinden sonra yeniden iman edip Salih amel işlenmesi gerçeği ortaya konur. İşte tekrarlanan yedi ile tevhide tekrarlama yapar. Hidayet olan kuranı, ilim olan kuranı, hikmet olan kuranı, öğüt olan kuranı , nur olan kuranı, hakikat olan kuranı, hak olan kuranı kalbiyle ykalayıp tüm kalplerdede bunu yakalamaya çalışıp buna hizmet eden birhayata mühür vurduğunda , her şey tekrarlanan yedi olur. Sıbgatullah ( Allahın boyası ) olur. Her şeye baktığında kalbine yepyeni sıbgatullahlar vurur. Kalbinde ulaştığı hakla baktığında, yepyeni hidayetler,yepyeni ilimler, yepyeni hikmetler, yepyeni öğütler, yepyeni nurlar , yepyeni hakikatlar , yepyeni Hak manalar bulur . Her şeye baktığında kalbine yepyeni sıbgatullahlar vurur. O heryeri ve kendi kalbini Hak boyaları ile boyar. Yani sıbgatullah seni bir kere boyamakla bırakmaz seni tekrar tekrar boyar durur.Her boyama öncesinden şidetlidr ve her yeni boyama daha güçlü daha derin manaları kalbine doldurur.
Her şey Rahmanın Rahim olmasıdır. Her şey besmeledir. Her şey aslında Hakkın çektiği besmeledir. Her şey Rahmanla rahim olanın rahmeti ile rahimliği arasındadır ve her şey Rahmanın dilediğine lutfetmesi ve lutfettiğini de halk etmesinden ibarettir. Her şey Erhamerahimin erhamerahimin olmasıdır